12 Eylül 2009 Cumartesi

Her ne kadar farklı olsak da aslında bir o kadar aynıyız.


Her ne kadar farklı olsak da aslında bir o kadar aynıyız,
Aynı havayı soluyor aynı soğuğu hissediyoruz...
Aynı rüzgar savuruyor saçları,
Aynı güneş ısıtıyor içimizi aynı ateş yakıyor.


Aynı hayatı yaşıyoruz,
Aynı yerlerde duruyor , aynı taşa takılıp düşüyoruz belki...
Kimi zaman geri dönüyor yada son sürat koşuyoruz!
Ancak aynı yollardan geçiyoruz hepimiz.


Mutluyken gülüyor hüzünlüyken ağlıyoruz...
Aynı hisler,
Aynı dokunuş,
Aynı hazzı alıyoruz.


Her ne kadar farklı olsak da aslında bir o kadar aynıyız,
Aynı geceler aynı güne bırakıyor yerini.
Her ne kadar farklı olsak da aslında bir o kadar aynıyız,
Aynı sonu yaşıyor aynı vedayı ediyoruz aynı gözler bir bir kapanıyor ebediyete...

10 Eylül 2009 Perşembe

Çit.

Sanki bir çit içinde çembere alınmış gibi,
hapis hayatı...
özgürlüğüne özlem duyan mahkumlar gibi...
Yapmak istediklerimiz hayallerimiz tatmın olamadığımız şeyler ve duygularımız,
bize engel olan ne varsa...
mantık gardiyanı!
öyle değil mi?
...
Çitin uzerinden atlayıp,
imkansızların olabildiği o vadide koşuyorum...
Sağ tarafımda görkemli bir pegasus, önümde uzaya kadar çıkan bir asansör,
arkamda ise mantık denilen olgu.
Tıpkı bir gardiyan gibi,
Yakalanacağımı bıle bıle yinede koşuyorum...
Uzaya çıkan asansore doğru!
Sadece inan demişlerdi,
inanmak nedir?
...
Başka bir gün inanmak istiyorum.
Mantık, gardiyan beni yakalar ve tekrar çemberin içine alır,
Ben defalarca yaptığım gibi yeniden atlar ve koşarım...
Pegasusa ulaşabildiğim zaman dizginlerini elime sıkı sıkıya dolayabilirsem eğer,

Kanatlarını açıcak ve şaha kalktıkdan sonra birden bire gokyuzunde koşmaya başlayacak...
Çitin içinden kaçabilirmiyim?

Vadide koşuyorum...
Çitin içinden kaçabilirmisin?
...
Başka bir gün.

Günaydın sabah kahvaltısı, gunaydın anne,
Bugün hepimiz çok mutluyuz.
Günaydın günaydın günaydın...

RF