18 Nisan 2012 Çarşamba

Sırılsıklamdı Deniz...

Sırılsıklamdı deniz,
Kurşundan yağmur yağdı üzerime, üzerine...
Sırılsıklamdım, yağmura karıştı gözyaşlarım ve kimse anlamadı ağladığımı...
Nehirler gibi aktı, denizime döküldü iki sözüm arasından...
Sen ... ben ...
Sırılsıklamdık!
Yağmura karıştı gözyaşlarım...
Sırılsıklamdı deniz,
Ve kimse anlamadı ağladığımı!
Ve kimse bilmiyordu nedenini,
Benden, denizden ,yağmurdan başka...

RF

16 Nisan 2012 Pazartesi

16 FAS 16

Hayır çatlamasın dudaklarım, en son sen vardın, çatlamasın ne olur, kabuk bağlamasın.
Uyuyabilmek istiyorum, yastığıma sarılıyorum... uyuyamıyorum.
Bakırdan yağmur yağıyor yine bu gece ama bu kez sadece yastığım ıslandı.
Yastığıma sarılıyorum... uyuyamıyorum.
Özledim, çok olmadı gideli ama özledim işte, sadece özledim,
gözlerinin mavisini ve teninin kokusunu... çok özledim.
Yirmi numara beni bekler, nasıl gelip gittiysen nasıl gelip gittiysem... bilmiyordun ki bilmiyordum, yirmi numarayla veda etmiştim sana bilmiyordun ki bilmiyordum... ve sen yirmi numarada döndün bana... Basit bir koltuk numarasından, sıradan bir günden fazlası, şimdi zaman geçmez yirmisine.Yirmisinde; yirmi numara beni bekler yine ve uzun virajlı yollar sabah güneşiyle, bakırdan yağmur yağar mı bu kez her gelişin, gidişim gibi o hiç sevmediğim turuncu otobüsle ? ...

16 FAS 16.

Özledim , sadece özledim.Bakırdan yağmur yağıyor yine bu gece ama bu kez sadece yastığım ıslandı.

21 Mart 2012 Çarşamba

Bu Gece.

Plasenta patlayalı çok oluyor ama o bebek hala bir bebek...
Kırmızıdan korkuyorum. Sudan korkuyorum ,
Susuz kalmaktanda.
Ayna ve aynadaki yanılsamam ile sohbet ediyorum,
Etrafımı saran her şeyden herkesden izole oldum böylece…
Çılgınca geliyor olabilir belki ,Koza örüyorum sadece…
Zamanı geri aldım. 2 ileri 1 geri!
Dışarı çıkmaya ikna oldum,
Derken; gerçeklerim her şeyi alt üst ediyor birden…
Yıkıp giden,
Ekin bozan,
Hayal kırıklıkları!!!
Omuzlarıma yığılmış beton bloklar,
Üzerime sıçramış çamur ve çamur olmuş ayakkabılarım…
Kocaman bir daire çizdim ve ortasına da nokta koydum,
Kalabalık göz doldurucu ve yanıltıcıdır,
Aslolan içindeki eksik parçam...
Bu gece zaman dursun! yarın hiç olmasın istiyorum yada,
Hiç doğmamış olmayı dilesem bu gece, yarın sabah bir başkası olarak uyanırım belki kim bilir...

RF

10 Mart 2012 Cumartesi

...

Akvaryum yapmayı özledim... umarsız sarhoşluklarımı ona buna sataşmayı ve kavgalarımı istiyorum, akşamdan gecenin bilmem kaçına kadar çalışıp en ağırından sabaha kadar takılmayı ve elmacık kemiklerimin belli olmadığı suratımı geri istiyorum, gece yarısı ıslak hamburgerlerini de, bir şeylerin değişebileceğine inanmak çok saçmaydı,sanki bir anlamı olması gerekiyormuş gibi hiçbir anlamı olmayanları, ölen arkadaşlarımı, furkanı çok özledim, boğazıma kadar bokun içinde olmama rağmen en azından gülebiliyordum, çoğu zaman gülmek için bir sebep olması bile gerekmiyordu. şimdi kendimi yaşlanmış hissediyorum, doğru kelime yaşlanmak olamayabilir fakat, artık doğrular kimin umrunda?

RF

9 Mart 2012 Cuma

...

... gözlerimi senin dışındaki dünyaya kapamış olmak, aslında bu durumdan hiç memnun değilim, ... sarıyer sırtlarına bakırdan yağmur çiselediği o gece beni uykumda öldüren katilim, 5 yerimden ve defalarca hem de öperek ... bir kere daha, sonra sarıl ve üşüyüp üşümediğimi sor... gitme, gidemezsin zaten, gitmezsin biliyorum ve ben de seni bırakmam, yapışırım yakana! bırakamam, yat hadi, bu kez gözyaşı dökmek yok, desem de inanma! ama ... hadi yat, lütfen hemen uyuma, uyudun mu? sana bir şey söyleyecektim ...

... niçin geri geldin? yada neden geri gelmeme izin verdin, anlat hadi bu aptala, aptal aşığa... gelen ve terk eden olmak nasıl bir his hem de defalarca ??? yazdıklarıma ilk kez üç tane soru işareti koyuyorum, katil olan sensin ama kimseye tutuklatmam seni, ... benim aşkım benim katilim! polisler geldikleri gibi giderler... en gerçek için, ben bu kitaba adımı yazdığım gün, herhangi bir üç noktamda adını bulacaksın, sana yazmaya başladığımdan beri yaktığım sigararı tam olarak içemedim, o gün tek tek toplayacağım hepsini, izmaritleri yakacağım.Ben bu kitaba adımı yazdığım gün, herhangi bir üç noktamda adını bulacaksın... hadi yat, lütfen hemen uyuma, uyudun mu? sana bir şey söyleyecektim ...


RF

7 Mart 2012 Çarşamba

Sahte plastik ağaçlar

Olmayan arka bahçemin sahte plastik ağaçları… tek güzel yanı hiç yapraklarını dökmüyorlar... sonbaharın bana seni hatırlattığını bildiklerinden belki de, eylül ayından nefret ediyorum ekim ve kasımdan da, son baharla ben gittim evet ama bitmemiştim, bitmeyeceğini söyledim,arkamı dönmedim… peki sen? sen bitirdin! pantolonumun paçalarını göremiyordum, ağaçlar da benim kadar çıplaktı, yağmurlar üzerime yağıyordu… şimdi olmayan arka bahçemin sahte plastik ağaçları var, tek güzel yanı hiç yapraklarını dökmüyorlar, çıplak değiller ve yağmur hiç yağmıyor, ama ben yine de eylül ayını hiç sevmiyorum, eylül ayından nefret ediyorum …

RF

19 Şubat 2012 Pazar

20/02/12 02:02

Aşk derin sularda çırpınırken boğulmamak için,
Haykırıyordu, sesini duyurmaktı tek istediği!
Ama olmadı.
Mutluluk geçti gitti ...

Aşk avazı çıktığınca bağırdı arkasından...
Mutluluk geçti gitti...
Acı oradaydı...
Mutluluk ve acı,
Geçti gitti...

Hüzün, gözyaşı, korku,sevgi,tutku, keza nefret bile, hiç ama hiç oralı olmadı...

Aşk derin sularda çırpınıyordu boğulmamak için.
Ancak sonunda, aşk yitti.
Yitip gitti.
Derken bir el yetti sıfatsız,
Yetişti...

Hengame ve kalabalığın orta yerinde açtı gözlerini...
Beni kurtaran kimdi?
Peki nerede şimdi?
Tercümesi olmayan bir his çıka geldi,

Seni kurtaran çekip gitti...
Beni kurtaran kimdi?
Seni kurtaran akıp gitti...
Kahramanın,
Zaman.

RF